21 Mayıs 2011 Cumartesi

"küçük şeyler"
















"Kendimi kaybettiğimde kaybettim en büyük savaşlarımı.
Kendime yenildiğimde aldım en büyük yenilgilerimi."

HU'LYA

"küçük şeyler"
















"Tanrı bile olsan, vermeden alamazsın; Tanrı bile verdiği canı alır.."

HU'LYA

20 Mayıs 2011 Cuma

"Aysuni ve Hülyalı Bir Kahvaltı Öncesi"


















sona kaldı ama dona kalmadı.. böreğin en ıspanaklısı artı en hülyalısı ona düştü..

çok hülyalı ve pek hülyalı bir gecenin sabahında böreği hazırlarken bütün hülyalarım damla damla böreğin içine aktı.. bilirsiniz hülyaları tutmak mümkünsüzdür, öylece kendi doğallığında akıverdiler ve hülyalarımın tüm tadını böreğe katıverdiler..

hülyalı böreğim "tam tetematıyla" hazır..

"hoşbuldum Aysun; ıspanaklı börek sırası sende.."

demek ve saat 11:00 de Aysun'da olmak üzere, börek gibi ben de "tam tetematıyla" hazırlanmalıyım hemen.. "tam tetematıyla" hazırlanmazsam elinden kurtulamam; önce kafamı sonra saçımı ütüler yoksa..

elmalı ve tarçınlı kurabiyeler hülyadan gerçeğe, gerçekten mideye tatlı tatlı düşerken;

"Allah benim gibi tatlı şeyler hülya eden herkese elmalı kurabiye gibi en tatlısını versin.." diye de dua edeceğim efendim..

sözün özü şudur ki; biz, Aysuni ve Hülyalı iki kadın, Aysuni kurabiyeler ve Hülyalı böreklerle donatılmış bir masada "ye, dua et, sev" modunda harika bir kahvaltı edeceğiz.. sizleri de bekleriz diyemiyorum, dersem sahtekarlık etmiş olurum.. hamdolsun ki; gerçek duygularım sahte duygularıma fırsat vermiyor artık.. bu yüzden olabildiğince gerçek davranıp;

"sakın ola ki gelmeyin.. elmalı kurabiyeleri hiç kimseyle paylaşmaya niyetim yok.." diyorum..

"aşkı paylaşmakla aynı şey, aşk ile sevileni paylaşmak.."

deyip, beni anlamanızı sağlayacak ipucunu da verdikten sonra, anlayışınıza teşekkür ediyorum..

biz erelim kahvaltımıza, siz de erin efendim, aşk ile sevdiklerinizle birlikte, aşk ile sevdiğiniz şeyleri paylaştığınız küçük tatlı anlar yaratın kendinize..

"hayata hülya katın.. hülyalı olmanın tadına varın.. hülya eşittir tat.. hadi ama kalk da biraz hayatına hülya kat.. bak ben kalktım ve gidiyorum.."

(FOTOĞRAF: Elmalı Kurabiye.. hem de aynısının tıpkısı..  parfümüm gibi; VERY İRRESİSTİBLE..)

HU'LYA

12 Mayıs 2011 Perşembe

"Tanrı tüyü"

 
saçların deli deli
bir tek teli
dokunsa tenime
öldürür beni..

"sende Tanrı tüyümü var.."
 
HU'LYA

(FOTOĞRAF: Bu şiirin ilham perisi; Tuluyhan UĞURLU)

2 Mayıs 2011 Pazartesi

"aynı ateşte iki kez yanılmaz"


















"aynı nehirde iki kez yıkanılmaz.." demiştir ya Herakleitos,

aynı ateşte de ikinci kez yanmak istemiyor insan.. istese bile o ateşe karşı kazandığı bağışıklıktan dolayı en zayıf yerinden bile tutuşması mümkün olmuyor.. hangi ateşin onu tutuşturacağını nerden mi bilecek.. onu da ateş bilecek, ateş, ateşliğini bilirse, kimi yakıp kimi yakamayacağını da bilir.. tutuşturabileceği insanı buldu mu kıvılcımlı bir bakış sıçratması yanmaya hazır olana yeter de artar bile..

"hamdık
çok yandık
cehennem ateşi bile
h/az şimdi bize.."

HU'LYA